fotoritim, http://www.fotoritim.com
Bu doküman [www.fotoritim.com] adresinden alınmıştır!


Sanat Akımları : Realizm 04 Haziran 2007


1839 yılında ortaya çıkan bu akım; akademilerdeki saygın resim yapıtlarına, saygın insanları, dini konuları, saray ve saray yaşantılarını, seçkin kişilerin portrelerini ve doğayı olduğundan daha güzel göstererek güzel manzaraların işlenmesi gelenegine karşı çıkar. Konu ve üslup bakımından yaşamı ve doğayı olduğu gibi yansıtma, biçimleme anlayışı ile toplumun yaşamını gerçek boyutlarıyla ortaya seren Realizm anlayışı içinde, doğadaki oranlar, plastik değerler, renk ve ışık değerleri aynen yansıtılmaya çalışılır.


Bir bölüm sanatçı 1848 devrimi sırasında ,Fransa’ da Barbizon Kasabasında , Constable’ nin öğretisini izlemek ve doğaya yeni bir gözle bakmak için bir araya geldi. Bunlardan birisi olan François Millet, bu öğretiyi manzaralardan figüre geçerek genişletmeyi kararlaştırdı. Köy yaşamından sahneleri gerçekte oldukları gibi yapmak , tarlada çalışan erkek ve kadınlar çizmek istedi. Bunun devrimsel bir şey sayılmasını düşünmek ilginçtir. Ama geçmişin sanatında , çiftçiler Bruegel’ in onları resmettiği biçimde gülünç köylüler olarak görürler genellikle.


 

Millet’in ünlü tablosu ‘Başak toplayan Kadınlar’ ında dramatik veya öyküsel hiç bir şey yok. Güzel ve zarif olmayan 3 kişi hasat zamanında bir tarlada çetin işlerine dalmışlar yanlızca. Bu tabloda kırların saflığını anımsatan bir şey de yok. Bu çiftçi kadınlar , ağır ve yavaştan çalışıyorlar. Millet bu kadınların güneşli ovadaki basit çizgilerini kararlılıkla oylumlayarak onların kalın ve sağlam yapılı vücutlarıyla kararlı davranışlarını vurgulamak için hiç bir şey esirgememiştir. Böylece bu 3 köylü kadın  akademi öğretisine uyan resimlerdeki figürlerden daha doğal ve inandırıcı bir saygınlığa bürünmüşlerdir. İlk bakışta rastlantısal gelen düzenleme, bu sakin denge ile izlenimini pekiştirmektedir. Gerek devinimde gerekse figürlerin dağılımında hesaplı bir ritim vardır. Bu ise bize; bütün çizime kararlılık vermekten başka , ressamın bu hasat olgusunu anıştırıcı ve törensel bir sahne saydığını gosteriyor.


 

Bu akımı en iyi şekilde tanımlayan ressam Gustave Courbet “Ben hiç melek resmi yapmadım, çünkü hiç melek görmedim.” demiştir.  

 

Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde  ise gerçekçilik yani realizm ise, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır.  Romantizmin dramatik biçimlere, kalıplara karşı olan tutumu elbette realizmin  yolunu açmıştır. Bu akım 19 yy. Avrupası’ nda görülen toplumsal, ekonomik değişimlerden oldukça etkilenmiştir Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından  kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve  temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı, günlük yaşamın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve bir bilim  adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır  


 

Bu akımın adını koyan kişi Gustave Courbet (1819-1877) olmuştur.1855 yılında , bir barakada açtığı kişisel sergisine ‘Le Realisme, G.Courbet (gerçekcilik, G.Courbet ) adını verdi. Courbet’in gerçekciliği , sanatta bir devrimin başlangıcı olacaktı. Doğadan başka kimsenin öğrencisi olmak istemiyordu Courbet. Onun özniteliği ve programı, Caravaggio’ nunkine yakındı bir bakıma. Zarifliği değil gerçeği arıyordu .


 

Courbet, kendisini, sırtında resim arac gerecleri ile kırda yürüken resmetmiştir. (1854) Bir dostu ve koruyucusunun onu selamlamasini konu edinen tabloya Courbet  ‘ Günaydın Bay Courbet’ adını vermiştir. Akademik sanatın , etkilemeye yönelik tablolarına alışkın birisine bu tablo çocukça görünmüştür mutlaka. Ne zarif duruşlar, ne gözü hemen etkileyen renkler var. Bu sade sıralanışıyla karşılaştırınca, Millet’in ‘’Başak Toplayan Kadınlar’ ı bile hesaplanmış izlenimi vermektedir. Bir ressamın kendini aylak gibi ceketsiz betimlemesi , saygı değer ressamlara ve onların tayfasına hakaret etmek gibi bir şeydi.  Herhalde Courbet’in uyandırmak istediği izlenim de buydu. Tablolarının ; zamanının geçerli alışkanlıklarına karşı bir protesto olmasını, kendini beğenmiş ‘kentsoyluları sarsmasını’ geleneksel kalıpların ustaca kullanımına karşı sanatsal kendiliğindenliğin ve uzlaşmazlığın değerini haykırmasını istiyordu.


 

Courbet’ nin tabloları kuşkusuz içtenliklidir. 1854’ te yazdığı bir mektupta şunları söylüyor ; ‘ İlkelerimden kıl payı olsun sapmadan , vicdanıma bir an olsun yalan söylemeden , birisinin hoşuna gitmek veya kolay satabilmek için karış tuval olsun boyamadan , hep, yalnızca,  kandi sanatımla yaşamımı kazanacağımı umut ediyorum..’’


 

Courbet’in kolay etkilenmeye bilinçle yüz çevirmesi ve dünyayı nasıl görüyorsa öyle tuvaline yansitmasi kararı  bir çoklarının, önyargıdan kurtulmasına ve yalnızca içlerinden gelen sanatsal sese kulak vermesine katkıda bulunmuştur.


fotoritim  []